Tüketici, marketlerdeki etlere isim değiştirerek fiyat farkı konulmasını
Çanakkale’de bir tüketici, zincir marketlerde et reyonlarında uygulanan isimlendirme ve fiyatlandırma yöntemini eleştirerek, aynı et türlerinin farklı isimlerle satıldığını ve bu durumun fiyat farkı yarattığını belirtti. İddialar, bir sosyal medya paylaşımında ortaya konuldu; paylaşımda olayın gerçekleştiği yer, zincir marketlerin et bölümü olarak tanımlandı ve tüketicinin kimliği ya da paylaşımın yapıldığı tarih belirtilmedi.
Tüketici, “Çanakkale’de zincir marketlerden et alırken neden yemek isimleriyle et satılıyor biliyor musunuz?” diyerek soruya bir giriş yaptı ve ardından kıyma ürünlerinin üzerindeki etiketlerde “lahmacunluk” ya da “dolmalık” gibi isimlerin bulunmadığını, ancak “değerli et” grubunda bu durumun değiştiğini vurguladı. Aynı etin farklı kesimlerine “dana but kuşbaşı”, “dana but gulaşlık”, “dana tas kebaplık” ve “dana but biftek” gibi isimler verildiğini, bu isimlerin fiyatları da sırasıyla daha düşükten en yüksek seviyeye doğru artış gösterdiğini ifade etti. Tüketici, “Aslında hepsi aynı etler olmasına rağmen sadece isimleri değiştirilerek araya fiyat farkı konuluyor” diyerek, fiyatlandırmanın etin kalitesine değil, isimlendirmeye dayandığını iddia etti.
İddialara göre, tüketicinin bu uygulamayı yanlış bulduğunu ve uyardığında “dün aldığınız ön koldur” şeklinde bir savunma ile karşılaştığını belirtti. Daha da ileri giderek, “ön kola neden dana but biftek yazdınız?” sorusuna karşı “değiştirelim ya da bedava et verelim” gibi bir yanıt alındığını, bu tutumun ahlaki bir sorun olduğunu ve özellikle zincir marketlerde yaygınlaştığını dile getirdi. Tüketici, fiyatların asıl mesele olmadığını, etik bir sorunun ortaya çıktığını ve mağazaların bu eleştiriyi telafi etmek yerine alternatif teklifler sunduğunu savundu.
Bu tür isimlendirme ve fiyatlandırma uygulamaları, perakende gıda sektöründe zaman zaman tartışma konusu olmuştur. Ürünlerin belirli yemekler için hazırlanmış gibi etiketlenmesi, tüketicinin alışveriş kararlarını etkileyebilir ve fiyat farkının gerçek maliyetle ilişkisi sorgulanabilir. Ancak, aynı etin farklı kullanım amaçları için farklı isimlerle sunulması, üreticiler ve perakendeciler tarafından pazarlama stratejisi olarak da değerlendirilebilir. Tüketici hakları ve şeffaf fiyatlandırma ilkeleri çerçevesinde, bu tür uygulamaların denetim ve bilgilendirme mekanizmalarıyla desteklenmesi gerektiği yönünde genel bir değerlendirme yapılabilir.
Konuya ilişkin bir sosyal medya platformunda yapılan paylaşımda, tüketicinin zincir marketlerdeki et reyonlarındaki isimlendirme ve fiyatlandırma uygulamasını eleştirdiği ve bu durumun ahlaki bir sorun yarattığını belirttiği ifade edilmiştir.
📎 Kaynak: X (Twitter)

