Gündem

AFAD dalgıçlarının görevi bıraktığına dair iddiaların asılsız olduğu

✍️ Gazete Yaman Haber Merkezi 🕒 21.10.2026 15:29 ⏱ 11 dk okuma 👁 13 okunma
Reklam
AFAD dalgıçlarının görevi bıraktığına dair iddiaların asılsız olduğu
Gazete Yaman
İstanbul’da 14 Ekim tarihinde etkili olan ve bazı bölgelerde metrekareye yer yer 272 kilograma ulaşan şiddetli sağanak yağış, kent genelinde ciddi sel ve su baskını sorunlarına yol açtı. Bu doğal afet

İstanbul’da 14 Ekim tarihinde etkili olan ve bazı bölgelerde metrekareye yer yer 272 kilograma ulaşan şiddetli sağanak yağış, kent genelinde ciddi sel ve su baskını sorunlarına yol açtı. Bu doğal afet sürecinde arama ve kurtarma çalışmalarının koordinasyonu büyük önem kazanırken, kamuoyunda AFAD dalgıçlarının toplu olarak görevi bıraktığı ve sualtı arama-kurtarma kapasitesinin yetersiz kaldığına dair iddialar dolaşıma girdi. Ancak bu yöndeki tüm iddialar, yetkili makamlar tarafından kesin bir dille yalanlandı. İstanbul Valisi Davut Gül, kentte yaşanan sel felaketinin ardından yürütülen çalışmalara ilişkin resmi bir açıklama yaparak, AFAD dalgıçlarının görevlerini aksatmadan sürdürdüğünü ve sualtı arama-kurtarma kapasitesinin etkin bir şekilde kullanıldığını teyit etti.

Vali Gül’ün sosyal medya üzerinden yaptığı değerlendirmede, 14 Ekim’de etkisini artıran sağanak yağışın boyutları detaylandırıldı. Açıklamada, bazı bölgelerde metrekareye yer yer 272 kilogram yağış düştüğü bilgisi paylaşıldı. Bu yüksek yağış miktarı, İstanbul’un 1942 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yağış seviyesine işaret etmektedir. Böyle bir meteorolojik olay karşısında kentte meydana gelen sel ve su baskınlarının ardından başlatılan müdahale çalışmalarının yoğunluğu, yağışın şiddetiyle orantılı olarak artmıştır. Valilik, bu süreçte tüm ilgili kurum ve kuruluşların görev başında olduğunu ve koordineli bir şekilde hareket ettiğini vurgulamıştır.

Sualtı arama-kurtarma operasyonları, sel felaketlerinde can kaybını önlemek için kritik bir rol üstlenmektedir. AFAD dalgıçları, su altında kalan vatandaşların kurtarılması ve enkaz altındaki kişilere ulaşılması amacıyla özel eğitimli ekiplerle sahada bulunmaktadır. Görevi bırakma veya kapasite yetersizliği iddiaları, bu hassas dönemde kamuoyunda yanlış algıların oluşmasına neden olmuştur. Ancak resmi açıklamalar, dalgıçların ve diğer kurtarma ekiplerinin görevlerini tam kapasiteyle ve profesyonellik içinde sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Sualtı çalışmalarının teknik zorlukları göz önüne alındığında, ekiplerin disiplinli çalışması ve lojistik desteğin sağlanması, operasyonların başarısı açısından belirleyici faktörlerdir.

Reklam

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı da bu süreçte aktif rol üstlenen diğer kurumlardır. Bakan Murat Kurum, AK Parti TBMM Grup toplantısı öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlarken, sel felaketinin etkileri ve alınan tedbirlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurum, muhalefet partisi genel başkanının konuya ilişkin sözlerine tepki göstererek, bazı iddiaların gerçek dışı olduğunu ifade etti. Bu siyasi tartışmaların ötesinde, asıl odak noktası kentte yaşayan vatandaşların güvenliği ve altyapı hasarlarının en aza indirilmesi olarak kalmaya devam ediyor.

Yağışın şiddeti, İstanbul’un altyapı sistemine de baskı oluşturdu. Metrekareye 272 kilogram gibi yüksek bir yağış miktarı, drenaj sistemlerinin kapasitesini zorlayan bir seviyedir. Bu durum, özellikle alçak kesimlerde ve dere yatakları yakınlarında bulunan bölgelerde su baskınlarının kaçınılmaz hale gelmesine neden olmuştur. Yetkililer, bu tür ekstrem hava olaylarına karşı hazırlık çalışmalarının sürekli olarak güncellendiğini ve acil durum planlarının devreye sokulduğunu belirtmektedir. Kent genelinde jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekipleri, AFAD koordinasyonunda 7/24 esasına göre çalışmaktadır.

Kamuoyundaki yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek için resmi kanallar üzerinden yapılan açıklamalar büyük önem taşımaktadır. Sosyal medya platformlarında dolaşan asılsız iddialar, hem vatandaşların güvenini sarsmakta hem de arama-kurtarma ekiplerinin moralini bozma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle, olayın tüm boyutlarıyla doğru ve tarafsız bir şekilde aktarılması, toplumsal huzurun korunması açısından hayati önem taşımaktadır. Valilik ve bakanlık düzeyindeki yetkililerin ortak dili, çalışmalara devam edildiği ve kapasitenin yetersiz olmadığı yönündedir.

İstanbul’da yaşanan bu sel felaketi, iklim değişikliğinin getirdiği ekstrem hava olaylarının bir yansıması olarak değerlendirilmektedir. 1942’den bu yana en yüksek yağışın kaydedilmesi, kent planlaması ve altyapı yatırımları açısından yeni bir değerlendirme sürecini de beraberinde getirmektedir. Yetkililer, gelecekte benzer olaylara karşı daha dirençli bir şehir yapısı oluşturmak için çalışmaların sürdürüleceğini bildirmektedir. Şu an için öncelik, selin etkilerinin giderilmesi ve vatandaşların günlük yaşamlarına güvenle dönebilmesinin sağlanmasıdır.

Konu, X platformundaki bir paylaşımla gündeme geldi.

Kaynaklar: Milliyet

📎 Kaynak: X (Twitter)

Gazete Yaman Haber Merkezi Bu haber, Gazete Yaman editöryel ekibi tarafından derlenip yayına hazırlanmıştır. Haberle ilgili görüş ve düzeltme talepleriniz için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz.

💬 Yorumlar (0)

Üyelik gerekmez — isim yazmadan da yorum yapabilirsiniz.

İlk yorumu siz yapın!

Benzer Haberler